Stoltenberg, Erdoğan ile unutamadığı mısır anısını anlattı

stoltenberg erdogan ile unutamadigi misir anisini anlatti YY5rQvzY.jpg

“`html

  1. Eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 10 yıllık görev süresini kapsayan anılarını ve önemli gelişmeleri ele aldığı kitabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelere özel bir parantez açtı.

    Stoltenberg, “Benim Dönemimde: Savaş Zamanında NATO’ya Liderlik” başlıklı eserinde, 1 Ekim 2014 ile 1 Ekim 2024 tarihleri arasındaki görevine dair önemli gözlemlerini paylaşıyor. Kitapta, Erdoğan ile ilgili değerlendirmeleri dikkat çekici bir şekilde yer alıyor.

    2015’te yaşanan Rus uçağının düşürülmesi olayına da değinen Stoltenberg, “NATO’nun askeri yetkilileri, uçağın Türk hava sahasına girmediğini kanıtlamıştı ve bu duruma karşı kamuoyunu bilgilendirmemiz gerekiyordu.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    Eski Genel Sekreter, “Göreve başladığımda bir yıl geçmişti ve burada siyasi bir denge oyununun ne kadar baskın olduğunu anlama fırsatı bulmuştum.” ifadelerini kullandı.

    “İSTANBUL, TARİHİ BİR KAVŞAK”

    Türkiye ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmelere de kitapta yer veren Stoltenberg, İstanbul’u “Doğu ile Batı arasında, manevi ve maddi unsurlar arasında, Hristiyanlık ve İslam arasında tarihi bir kavşak” olarak nitelendirdi. Burada her zaman kültürel ve ticari etkileşimlerin yanı sıra çatışmaların da yaşandığını aktardı.

    Stoltenberg, Erdoğan ile Boğaziçi’nin Anadolu tarafında keyifli bir zaman geçirdiklerini belirtirken, açılışı yapılan Çamlıca Camisi’ni ise Erdoğan’ın İslam’ın önemini sembolize eden bir yapı olarak tanımladı.

    Erdoğan ile olan tanışıklığının geçmişe dayandığını vurgulayan Stoltenberg, Norveç Başbakanı olduğu dönemde Erdoğan ile ilk resmi görüşmesini gerçekleştirdiğini dile getirdi. 2012’deki Ankara ziyareti sırasında, Erdoğan’ın evinde eşiyle birlikte hoş bir sohbet geçirdiklerini aktardı.

    Stoltenberg, “Erdoğan, konulara derinlemesine hakim, kendine güvenen ve bilgi dolu bir siyasetçi. Onunla iletişim kurmak oldukça kolay.” diyerek Türkiye’nin NATO açısından ne denli önemli bir ülke olduğunu ve DEAŞ ile mücadelesindeki kritik rolünü vurguladı.


  2. “YPG, BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR. NEDEN FİKRİNİZİ DEĞİŞTİRDİNİZ?”

    Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019’daki Barış Pınarı Harekatı öncesinde Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma hedefine dair anılarını şu şekilde aktardı:

    “Yüz yüze ya da telefonla yaptığımız görüşmelerde Erdoğan sürekli aynı noktada ısrar ediyordu: Suriye’de bir güvenlik bölgesi kurmak. Bu, Türkiye’yi farklı silahlı gruplardan koruyacak bir tampon bölge olacaktı. Ancak ben ona İttifakın (NATO’nun) Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlali asla kabul etmeyeceğini hatırlatmak zorunda kaldım.”

    Erdoğan’ın bu nedenle yalnız hareket etme kararı aldığını aktaran Stoltenberg, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’a Suriye’nin kuzeyinde büyük bir askeri operasyon başlatma kararını bildirdiğini ifade etti. Bunun üzerine ABD’nin birliklerini bu bölgeden geri çekeceğini belirtti.

    Stoltenberg, Erdoğan’ın konuşmalarının net olduğunu şu sözlerle aktardı:

    “Türk operasyonu kaçınılmazdı. YPG, bir terör örgütüdür. Siz de bunu daha önce kabul etmiştiniz. Neden görüşünüzü değiştirdiniz? Onlara DEAŞ ile mücadelede ihtiyaç duyuyorsunuz ama bu, onları daha az terörist yapmıyor.”

    Stoltenberg, Erdoğan “siz” derken, genel olarak Batı’yı kastettiğini ifade ederek, “Batı yine aynı hataları tekrarlıyordu.” dedi.


  3. “TÜRKİYE’NİN NATO ÜLKELERİ ARASINDA EN ÇOK TERÖRDEN ETKİLENENLERDEN OLDUĞU İNKAR EDİLEMEZ”

    Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki birçok terör saldırısından ve bunların sonucunda hayatını kaybedenlerden bahsettiğini not ederek, “Bütün bu verilere benim teyit etme imkanım yoktu; ancak birkaç saat önceki basın toplantısında ve daha önce de pek çok kez belirtmiş olduğum gibi, Türkiye’nin NATO ülkeleri arasında terörden en fazla etkilenenlerden biri olduğunu inkâr edemeyiz.” ifadelerini kullandı.

    ABD ve birçok müttefikinin uzun bir süre boyunca PKK ve PKK/YPG’yi birbirinin uzantıları olarak gördüğünü belirten Stoltenberg, “ABD ve NATO’nun, teröristleri ortadan kaldırmak amacıyla YPG’ye silahlandırmaya başladıktan sonra onların terör örgütü olarak nitelendirilmesi mümkün değildi.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

    “O HALDE MISIR YİYECEĞİZ”

    Stoltenberg, Erdoğan ile geleneksel bardaklarda çay içtikleri bir anıyı paylaştı:

    “Erdoğan’ın bana ‘Mısırı sever misin? Şu an mısır sezonundayız.’ dediğini hatırlıyorum. ‘Mısırı severim.’ dedim. O da kapının yanındaki bir görevlisine işaret ederek, ‘O halde mısır yiyeceğiz.’ dedi. Birkaç dakika sonra altın sarısı mısır koçanlarıyla dolu büyük bir tepsi geldi ve hepimiz mısırlarımızı sevinçle yedik. Ayrıca kavrulmuş kestaneler de ikram edilmişti.”

    Stoltenberg, Erdoğan’ın “Eğer ABD’nin Suriye’de yasal bir dayanağı varsa, Türkiye’nin neden olmasın?” sorusuna da atıfta bulunarak, Erdoğan’ın sayısız Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini aktardığını belirtti.


Eski NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, kitabında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la anılarına geniş yer verdi.

“BİR KEZ DAHA ERDOĞAN HAKLIYDI”

Stoltenberg, Erdoğan’ın kendisine “Eğer teröristleri etkisiz hale getirmek için Suriye’ye gitmek uluslararası hukuka aykırıysa, o zaman ABD, İngiltere ve diğer NATO ülkeleri hangi hakla DEAŞ ile savaşmak için asker gönderiyor?” sorusunu yönelttiğini paylaştı. Bu durumu değerlendirirken, “Bir kez daha Erdoğan haklıydı. NATO’nun da desteklediği ABD koalisyonu aracılığıyla DEAŞ’ı ortadan kaldırmak için büyük bir askeri operasyonu yürütüyorduk. Bunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden açık bir yetki olmadan gerçekleştiriyorduk. Tıpkı Türkiye’nin savunduğu gibi, biz de meşru müdafaa ilkesine dayanarak hareket ediyorduk.” dedi.

“ANAHTAR, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ELİNDEYDİ”

Kitapta Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik sürecinde Türkiye’nin önemli rolüne de değinen Stoltenberg, November 2022’de İstanbul’u ziyaret ettiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın kendilerini en iyi şekilde ağırladıklarını aktardı:

“Boğaz turu esnasında, İstanbul’un dönemin belediye başkanı Erdoğan’ın anlattığı sayısız anekdotla daha keyifli hale geldi. Normalde kırmızı ışıklarla ışıklandırılan köprüler bu kez NATO mavisine boyanmıştı. Atmosfer rahattı, sohbet akıcıydı.”

Stoltenberg, Erdoğan’ın kendisine, “Terörle mücadelede yeterince adım atmadılar. Onay sürecinin nasıl ilerleyeceğine bu adımlar karar verecek.” dediğini paylaşarak, iki ülkenin aynı anda NATO’ya katılmasının karşısında olduğunu belirtti. “Anahtar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elindeydi.” ifadesini kullandı.

Stoltenberg, Stockholm’deki Türk Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakılma olayını değerlendirerek, “Erdoğan, böyle disrespect bir olayın NATO üyeliği için talepte bulunan bir ülkenin desteklenemeyeceğini belirtti. Bu olayın ardından Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasındaki tüm görüşmeler duraksadı.” diyerek akıllara durgunluk veren bir durumu seslendirmiş oldu.

“POROŞENKO, TÜRKİYE’NİN UKRAYNA’YA BAYRAKTAR İHA’LARINI TESLİM ETMESİNDEN MEMNUNDU”

Jens Stoltenberg, kitabında, tarih verilmeksizin, eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile Kiev’e dönerken yaptığı bir sohbetin detaylarına da yer verdi. Stoltenberg, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin zaman alacağını ve İsveç ile Finlandiya örneğinde olduğu gibi adım adım ilerlemesi gerektiğini vurguladığını aktardı. Ancak Poroşenko bu yaklaşımı yeterli bulmadığını belirtti.

Poroşenko’nun kendisini dikkatle dinlediğini ancak temel görüşlerinden vazgeçmediğini vurgulayan Stoltenberg, “Ukrayna’nın çok daha fazla silaha ve teçhizata ihtiyacı vardı. Dronlar, tanksavar sistemleri ve modern hava savunma sistemlerine acil ihtiyaç duyuyorlardı. Türkiye’nin Bayraktar dronlarını temin etmesinden dolayı minnettar olduklarını ancak ABD ve diğer NATO ülkelerinin Ukrayna’ya silah satmamasından memnun olmadığını ifade etti.” diyerek, kendi ülkesinin bu tür çatışmalara silah göndermeme politikasını da aktardı.

Poroşenko’nun, “Tam da savaşta olduğumuz için silah ihtiyacımız var.” diyerek karşı çıktığını aktaran Stoltenberg, asıl önemli olanın Ukrayna’nın NATO’ya katılması gerektiğini belirtti. Stoltenberg, kitabında, Poroşenko’nun “Biz Rusya’ya güvenmiyoruz. Ukrayna, NATO üyesi olmadıkça güvende olmayacak.” sözlerine yer verdi.

“BAŞARISIZ DARBE GİRİŞİMİNİN NE DENLİ YIKICI OLDUĞUNU BİZZAT GÖRDÜM”

Eski NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, kitabında 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara’daki ziyaretine değindi. Darbe girişiminin ne denli yıkıcı olduğunu bizzat gözlemlediğini belirtti.

Stoltenberg, ziyaret esnasında gördüklerini şöyle aktardı:

“TBMM’nin Genel Kurul salonunda molozlar ve beton parçaları saçılmış haldeydi. Üstümde, bir bombanın çatıyı deldiği büyük bir delik vardı. O sırada yan odada bulunan milletvekillerine, parlamentoyu korumak için oraya toplanan birçok milletvekili olduğunu anlatmışlardı. Bomba birkaç santim daha alçalabilseydi, birçok kişi hayatını kaybedebilirdi. Bu, Norveç Parlamentosu’ndaki büyük salonlardan birinin imhasına denk bir durumdu.”

Stoltenberg, darbecilerin 16 Temmuz sabahı bastırıldığını, yaklaşık 300 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 2 bin 100 insanın yaralandığını ifade etti. Eski NATO Genel Sekreteri, kitabında, “Darbe gecesi, Türkiye’nin meşru hükümetine destek verdiğimi belirttim. Türkler, Batı’daki reaksiyonlardan derin bir hayal kırıklığına uğramışlardı; bu tepkilerin geç ve zayıf olduğunu düşünüyorlardı. Erdoğan bana, ‘Sadece Theresa May, Carl Bildt ve siz arkamızda durdunuz.’ dedi.” ifadelerini ekledi.

Stoltenberg, Türklerin diğer müttefiklerden farklı muamele gördüğünü düşündüklerini belirterek, “Türkler, karşılarında farklı bir tutum sergilendiğini hissediyorlar. Erdoğan, Türkiye’nin benzer bir trajedi yaşayacak diğer NATO ülkelerinin tepkilerinin çok daha güçlü olacağına inanıyordu. Erdoğan ve halkı, darbe girişimini terör eylemi olarak algılıyor ve dünya genelinde destek arayışındaydılar. Erdoğan bana, ‘Her terörizme maruz kaldığımızda hangi dayanışma gösterileri oluyor?’ diye sormuştu.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE, NATO GENEL SEKRETERİ OLDUĞUM DÖNEMDE İLGİ ODAĞIM HALİNE GELDİ”

Stoltenberg, Norveç Başbakanı olduğu dönemden farklı olarak, NATO Genel Sekreteri olduğu dönemde Türkiye ile ilişkilerinin öneminin arttığını belirterek, “Türkiye, IŞİD ile mücadelede ve nihayetinde NATO’ya yeni üyelerin katılımında ülkenin stratejik önemi nedeniyle ilgi odağım oldu.” değerlendirmesini yaptı.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir