Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, jeopolitik riskler ve piyasalardaki son gelişmeleri değerlendirdi. Altının güvenli liman özelliğini koruduğunu belirten Memiş, faiz indirimi bekleyenler ile kredi kullanıp ev almayı planlayan vatandaşlara da rakam vererek önemli uyarılarda bulundu.
Küresel piyasalarda jeopolitik gerilim ve enflasyon baskısı gündemin üst sıralarındaki yerini korurken, İslam Memiş, faiz beklentisinden altın fiyatlarına, akaryakıttan emlak piyasasına kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Memiş, altının uzun vadede güvenli liman olmayı sürdüreceğini belirtirken, kredi kullanmayı düşünen vatandaşların ise acele etmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz politikasını değerlendiren Memiş, savaş ve yüksek petrol fiyatlarının hakim olduğu dönemlerde merkez bankalarının beklemeyi tercih ettiğini belirtti.
Merkez Bankası’nın karar metninde daha güvercin bir dil kullanıldığını ifade eden Memiş, petrol fiyatlarında gerileme ve jeopolitik risklerin azalması halinde faiz indirimi için kapının açık bırakıldığını söyledi.
Faiz indirimi beklentilerine ilişkin değerlendirmesinde Eylül ayının erken olabileceğini belirten Memiş, uluslararası kuruluşların Eylül veya Ekim tahminlerine rağmen kendi beklentisinin yılın son çeyreği olduğunu dile getirdi.
Memiş, konut almak ya da kredi kullanmak isteyen vatandaşlara da seslenerek, faiz oranlarında düşüş bekleyenlerin Kasım veya Aralık ayına kadar beklemesinin daha doğru olacağını ifade etti.
Orta Doğu’da artan gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini söyleyen Memiş, Brent petrol fiyatlarında 95-101 dolar bandının kritik olduğunu belirtti.
Risklerin büyümesi halinde petrolün 120 dolar seviyesine kadar yükselebileceğini dile getiren Memiş, bunun akaryakıt fiyatlarına da yansıyacağını söyledi.
Merkez Bankası’nın yatırım tercihleri anketine de değinen Memiş, altının Türkiye’de yatırımcıların ilk tercihi olmayı sürdürdüğünü söyledi.
Darphane verileri ile dünya merkez bankalarının alımlarına dikkat çeken Memiş, son altı ayda 420 tondan fazla fiziki altın stoku yapıldığını belirtti.
Dünya Altın Konseyi’nin anketine katılan büyük bankaların önemli bölümünün altın alımlarını sürdüreceğini açıkladığını ifade eden Memiş, fiyatlardaki sert yükseliş ve düşüşlerin yatırımcıları yanıltmaması gerektiğini söyledi.
Dijital para sistemine geçiş öncesinde küresel ölçekte bir yeniden yapılanma yaşandığını savunan Memiş, yüksek enflasyonun kaçınılmaz olduğunu ve bu süreçte altının güvenli liman özelliğini korumaya devam edeceğini dile getirdi.
Gayrimenkul piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, konut talebinin kültürel ve ekonomik nedenlerle süreceğini söyledi.
İnşaat maliyetleri ile kira fiyatlarında düşüş beklemediğini ifade eden Memiş, barınma amacıyla konut alabileceğini ancak yatırım amaçlı ev satın almayı tercih etmeyeceğini belirtti.
Deprem ve imar düzenlemeleriyle birlikte emlak piyasasında dengelerin değişeceğini savunan Memiş, yeni yasalarla bugün ilgi görmeyen bazı ilçelerin gelecekte akıllı şehirler haline gelebileceğini söyledi.
Altın fiyatlarının yeniden 7 bin 500-8 bin lira bandına ulaşması halinde emlak piyasasında ertelenen talebin yeniden canlanacağını öngördüğünü de sözlerine ekledi.
NOT: Haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir.
