25 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan habere göre, Türkiye’nin ekonomik durumu içler acısı bir hale gelmiş durumda. Yüksek enflasyon, faiz oranları ve artan çalışan yoksulluğu gibi zorlu sorunlarla başa çıkmaya çalışan ülke, siyasi krizlerin etkisiyle daha da zor bir duruma sürükleniyor. İktidarın aldığı ekonomik ve siyasi kararlar ise halkın üzerindeki yükü artırmaya devam ediyor. Özellikle CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, bu olumsuz tabloya bir tuz biber ekti.
Prof. Dr. Veysel Ulusoy, mutlak butlan kararının ekonomiye etkileri üzerine yaptığı açıklamada, “10 milyar dolar satıldı ancak bunun fırsat maliyeti halkın sırtında uzun yıllar taşınacak” ifadelerini kullandı.
Ekonomik uzman Dr. Cüneyt Akman, mutlak butlanın etkilerini içsel bir şok olarak değerlendirdi. Akman, Para Analiz programında son günlerde yaşanan piyasa hareketlerine dikkat çekerek, “Varlık Fonu devreye girdi ve borsayı desteklemek için alım yaptı. Ancak bu sürdürülebilir bir uygulama değil. Türkiye’de enflasyon yüzde 30’un üzerinde seyrediyor, TL aşırı değerlenme yolunda ilerliyor. Cari açığımız rekor seviyelerde” dedi.
Ekonomi yönetimi, uluslararası sıcak para çekmek için çabalarına devam ederken, Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Mart 2026 itibarıyla 360.8 milyar dolar açık vermiş durumda. Akman, “Yabancı tefecilere kazanç sağlıyorsun, halkın yoksullaşmasına göz yumuyorsun. Türkiye’nin son 3 aydaki açığı 28 milyar doları daha aştı” şeklinde konuştu.
Ekonomist İnan Mutlu, mutlak butlan kararının önceden bilindiğine dair işaretler olduğunu öne sürdü. Mutlu, “Birileri borsa ve döviz üzerinden bu dönemlerde ciddi kazançlar sağlıyor. Bu kumarhane düzeni, milyonlarca insanın birikimini heba ediyor” dedi.
Finansal piyasalarda uzman olan İris Cibre ise, “Ülke ekonomisi bu yılın başından beri kırılgan bir yapıda seyrediyordu ve savaşın etkisiyle daha da zayıfladı. Butlan ile birlikte durum daha da kötüleşecek. Kaynak nereden sağlanacak? Rezervler sınırlı. Vatandaşa yazık değil mi?” diye sordu.